Ahmet Rasim - Fecr-i Ati Edebiyatı * - TYT AYT 2023 (YKS 2023) Uzaktan Eğitim

Sınavlara CANLIDERSHANE.NET Uzaktan Eğitim ile hazırlanın kazanın

AHMET RASİM (1865 – 1932)

èFıkra türünün edebiyatımızdaki ilk önemli ustasıdır.

èMakale, fıkra, anı türlerinde başarılı olmuştur. Tarih ve bilim ile ilgili eserler de vermiştir.

èEdebi ve siyasi tartışmalardan uzak kalmıştır. Eserlerinde Ahmet Mithat etkisi görülür.

èDevrinin İstanbul'unu en ince ayrıntılarına kadar anlatmıştır. Şehir hayatını; gelenek ve görenekleri; kendi çevresindeki insanların alışkanlıklarını, giyinişlerini, hayat ve dünya görüşlerini, ayrıntılarıyla ve kuvvetli bir gözlemle ortaya koymuştur. Sosyal faydayı savunmuştur.

èNâmık Kemal tarzında, acıklı gönül maceralarını ele alan romantik eserler de yazmıştır.

èEserlerini sohbet havası içinde yazmıştır. Psikolojik tahlil yok denecek kadar azdır.

èOkul kitapları, tarih, coğrafya, seyahat, gramer, makale, deneme, sohbet, fıkra ve hâtıra gibi çok değişik alan ve türde yüzden fazla eser vermiştir.

èEdebiyatta batılılaşmaya karşı çıkmış; Servet-i Fününcuları eleştirmiştir.

 

AHMET RASİM'İN ESERLERİ

Roman: İlk Sevgili, Tecârib-i Hayat, Belki Ben Aldanıyorum, Tecrübesiz Aşk, Afife, Ülfet (Hamamcı Ülfet), Bir Sefilenin Evrak-ı Metrukesi, Sevda-yı Sermedî, Meyl-i Dil, Asker Oğlu, Leyâl-i Izdırap, Mehalik-i Hayat, Endişe-i Hayat, Hanım

Öykü: Güzel Eleni, İki Günahkâr, Gam-ı Hicran, Meşakk-ı Hayat, Mektep Arkadaşım, Numune-i Hayal, Biçare Genç, Nâkâm, İki Günahsız Sevda (Sevday-ı Sermedi / Havay-ı Aşk)

Hatıra: Gecelerim, Muharrir-Şâir-Edib, Falaka, Fuhş-ı Atîk/Fuhş-ı Cedîd, Ömr-i Edebi (4 cilt), Ramazan Sohbetleri, Gülüp Ağladıklarım

Fıkra: Şehir Mektupları, Eşkâl-i Zaman, Muharrir Bu Ya, Cidd ü Mizâh, Târih ve Muharrir, Külliyat-ı Say ü Tahrir: Makalât ve Musâhabât / Menakıb-ı İslam

Seyahat (Gezi): Romanya Mektupları

Monografi: İlk Büyük Muharrirlerden Şinâsi

Mensur Şiir: O Çehre, Kitabe-i Gam

Tarih: Resimli ve Haritalı Osmanlı Târihi, İki Hâtırat-Üç Şahsiyet, İstibdattan Hâkimiyyet-i Milliyyeye, Târih-i Muhtasar-ı Beşer, Terakkiyât-ı İlmiyye ve Medeniyye, Eski Romalılar, Tarih-i Ticaret, Arapların Terakkiyat-ı Medeniyesi

Tercüme: Edebiyat-ı Garbiyeden Bir Nebze, Cümel-i Hikemiye-i Ecnebiye, Cizvit Tarihi, Ezhâr-ı Tarihiye, Ürani, İki Damla Gözyaşı, Mathilde Laroche, La Dame aux Camelias, Karpat Dağlarında, Mızıkacı Yanko ve Kamyonka, Neşide-i Ruh, Ohlan Karısı, Kaptan Jipson, Madam Hardiber, Asya Kumsallarında

Okul Kitapları: Yeni Usul Sarf-ı Farisî, Küçük Tarih-i İslâm, Küçük Tarih-i Osmanî, Yeni Usul Muallim-i Sarf, Osmanlı Tarihi, Hesab-ı Tedricî, İmlâ-yı Osmanî, Müptedi, Hesap Kitabı, Sarf-ı İptidaî, Küçük Hıfzıssıhha, Amelî ve Nazarî Talim-i Lisan-ı Osmanî, Elifba, Elifbadan Sonra, Yeni Usul Muhtasar Sarf-ı Türkî, Resimli Küçük Tarih-i Osmanî, Yeni Sarf Dersleri II, Doğru Usul-ı Kıraat III

 

? ÇIKMIŞ SORU Tarih, coğrafya, gezi, dil bilgisi gibi çok değişik konularda yapıtlar veren ve son derece üretken bir yazar olan —daha çok, denemeleri, musahabeleri, fıkraları, hatıraları ve şarkılarıyla Türk edebiyatında değer ve ün kazanmıştır. Onun bu tarz yapıtları, Türkiye'nin 1890'dan sonraki kırk yıllık sosyal tarihini inceleyecek olanlar için vazgeçilmez kaynaklar arasındadır. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Ahmet Rasim                             B) Kenan Hulusi Koray                    C) Mithat Cemal Kuntay                              D) Ali Canip Yöntem                                  E) Tahsin Nahit       (2011 LYS)

CEVAP A Parçada tanıtılan yazar Ahmet Rasim'dir.

 

FECR-İ ATİ EDEBİYATI (1909-1912)

èServet-i Fünun sonrası boşluğu doldurmak isteyen gençlerin (Yakup Kadri, Fuat Köprülü, Ahmet Haşim, Aka Gündüz, Ali Canip, Celal Sahir, Refik Halit … ) Mart 1909'da, "Sanat, şahsi ve muhteremdir." anlayışıyla Hilal gazetesi matbaasında toplanıp oluşturduğu topluluktur.

èFecr-i Ati topluluğu, edebiyatımızda ilk edebi bildiriyi (manifesto/ beyanname) yayımlayan topluluk olmuştur.

èBeyannâmede imzası bulunanlar:Ahmed Samim, Ahmed Hâşim, Emin Bülend (Serdaroğlu), Emin Lâmi, Tahsin Nâhid, Celâl Sâhir (Erozan), Cemil Süleyman (Alyanakoğlu), Hamdullah Subhi (Tanrıöver), Refik Halid (Karay), Şehabeddin Süleyman, Abdülhak Hayri, İzzet Melih (Devrim), Ali Canip (Yöntem), Ali Sühâ (Delilbaşı), Faik Âli (Ozansoy), Fazıl Ahmed (Aykaç), Mehmed Behçet (Yazar), Mehmed Rüşdü, Mehmed Fuad (Köprülü), Müfid Râtib, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu).

èServet-i Fünûn'a bir tepki olarak ortaya çıktıkları halde Servet-i Fünûn'dan öteye gidememişlerdir.

è"Sanat şahsi ve muhteremdir." (Sanat kişisel ve saygıya değerdir) görüşüne bağlıdırlar. "Sanat için sanat" anlayışını benimsemişlerdir. "Edebiyat ciddi ve önemli bir iştir, bunun halka anlatılması lazımdır." görüşüne sahiptirler.

èFransız edebiyatını örnek almışlardır.

èBu topluluk sanatçıları genelde alıngan ve romantik kişilerdir. Şiirlerinde işledikleri başlıca temalar tabiat ve aşktır. Tabiat tasvirleri gerçeklikten uzak ve subjektiftir. Şiirlerde marazi, melankolik, platonik, maddeden uzak bir beşerî aşk dillendirilir.

èFecr-i Âtî mensuplarına göre edebî metinde her şey apaçık söylenmemeli, yarı kapalı bir şekilde ifade edilmelidir. Onlara göre, gerçek şiir, herkesin kendisine göre yorumlayabileceği şiirdir.

èArapça ve Farsça kelime ve tamlamalarla dolu, günlük dilden uzak ve kapalı bir şiir dili oluşturmuşlardır. Edebiyat-ı Cedideciler gibi -ahenk uğruna- az kullanılan Arapça ve Farsça kelimeleri Türkçeye sokma gayreti görülür.[ Mesa (akşam), miyah (sular), lahn (nağme), cevf (boşluk), erganun, zehebî (altun renginde), riyâh(rüzgâr), mülhime (ilham perisi) ]

èÖnceki dönemlerden gelen nazım biçimlerini kullanılmakla beraber; özellikle serbest müstezat ve soneyi tercih etmişlerdir. Serbest müstezatı geliştirmişlerdir.

èŞiirde parnasizm, sembolizm ve empresyonizm etkisi görülür.  Kulak için kafiye anlayışı uygulanmıştır. Aruz veznini kullanmışlardır.

èRoman ve hikâyede ise realizm ve natüralizm etkilidir. Hikâyede Maupassant, tiyatroda ise Henrich İbsen örnek alınır.

è31 Mart Vakası, Balkan Savaşları ve Milli Edebiyat akımının ortaya çıkışıyla topluluk dağılmıştır.

 

? ÇIKMIŞ SORU "Bireyci sanat anlayış, bize Edebiyat-ı Cedide'den miras kalmıştı ve biz bunu söylemekle ortaya yeni bir görüş getirmiyorduk. Öyle ya, Edebiyat-1 Cedidecilerin, özellikle Hüseyin Cahit'le Mehmet Rauf'un, Dr. Rıza Tevfik'le estetik konusu üzerinde tartışırken terter tepinircesine 'Güzellik görecedir, güzellik görecedir.' deyişlerinin, bizim 'Sanat kişisel ve saygıya değerdir.' sözümüzden farkı neydi?" Bu parçada, yazarın "biz" dediği kimler olabilir?

A) Garipçiler                                                       B) Servetifünuncular                                       C) Yeni usancılar

D) Yedi Meşaleciler                                                          E) Fecriaticiler                    (1983 ÖYS)

CEVAP E Parçada Fecriaticilerden söz edilmiştir.

 

? ÇIKMIŞ SORU Servet-i Fünûn şiiri ile Fecr-i Âti şiirinin başlıca özellikleri arasında ilk olarak, kullanılan malzemedeki birlik dikkati çeker. (I)Fecr-i Âtî şiirinin başlıca temaları, Servet-i Fünûn şiirinde olduğu gibi, aşk ve doğadır. (II) Aşk kadar doğa betimlemeleri de tümüyle özneldir. (III) Dilde Servet-i Fununcuların tuttuğu yol benimsenerek şiir diline Arapça ve Farsçadan yeni sözcükler alınmış, konuşma dilinden uzaklaşılmıştır. (IV) Vezin, yine aruzdur. (V) Ancak Fecr-i Âtîciler de Servet-i Fünûncular gibi sembolik şiirden uzak durmuştur.  Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisinde bilgi yanlışı vardır?

A) I.                        B) II.                                       C) III.                      D) IV.                     E) V.                (2010 LYS)

CEVAP E Hem Servetifününcular hem de Fecriaticiler şiirde sembolizmden etkilenmişlerdir.