Canlıların vücutlarındaki fazla suyun, minerallerin, tuzların ve metabolik atıkların organizmadan uzaklaştırılmasına boşaltım denir.
Boşaltım homeostazi için önemlidir.
Canlılarda azotlu boşaltım ürünleri; ürik asit, üre ve amonyaktır.
Suda çözünme oranları: Amonyak > Üre > Ürik asit
Atılırken harcanan su oranları: Amonyak > Üre > Ürik asit
Zehirlilik dereceleri: Amonyak > Üre > Ürik asit
Üretiminde harcanan ATP miktarları: Ürik asit >Üre > Amonyak
İnsanda boşaltım sistemi; böbrek, üreter, idrar torbası ve üretra’dan oluşur.
1.Böbrekler:
İnsanda iki tane böbrek vardır.
Böbrek atardamarı ve böbrek toplardamarı bağlıdır.
Böbrek atardamarında üre oranı yüksektir.
Böbrek idrar oluşturarak vücudun su ve mineral dengesini, asit baz dengesini korur.
Kandaki ürenin fazlasını uzaklaştırır.
Kanın ozmotik basıncını düzenler.
Eritropoietin hormonu salgılayarak kemik iliğinde kan hücrelerinin yapımını uyarır.
Dıştan içe kabuk, öz ve havuzcuktan oluşur.
Kabuk en dış kısımdır ve burada bulunan yapılar idrar oluşumunu sağlar.
Özde idrar toplama kanalları bir araya gelerek malpighi piramitlerini oluşturur.
Havuzcuk idrarın biriktiği kısımdır.
Böbreğin en küçük yapı birimi nefrondur.
Bir nefronun yapısında glomerulus kılcalı, bowman kapsülü, proksimal tüp, henle kulpu ve distal tüp bulunur.
Glomerulus kılcalları çift katlı epitelden oluşur, iki atardamar arasında bulunduğu için kan basıncı yüksektir, madde geçişi tek yönlüdür.
Glomerulus kılcalları ve bowman kapsülü birlikte malpighi cisimciğini oluşturur.
Proksimal tüp ve distal tüp böbreğin korteks kısmında, henle kulpu ise öz kısmında bulunur.
Distal tüp idrar toplama kanalına bağlanır.
İdrar toplama kanalları öz kısmında bulunur.
Nefronlarda İdrar Oluşumu:
İdrar oluşumu; süzülme, geri emilim ve salgılama olarak üç aşamada gerçekleşir.
1.Süzülme:
Glomerulus kılcalları ile bowman kasülü arasında gerçekleşir.
Glikoz, amino asit, su, mineraller, vitaminler, tuzlar, üre, ürik asit, kreatin, amonyak gibi maddeler bowman kapsülüne difüzyonla geçmesi süzülme olarak adlandırılır.
Yağ asidi ve gliserol şilomikron şeklinde taşındığı için bowman kapsülüne geçemez.
Kan basıncının artması ve kanın protein ozmotik basıncının azalması, soğuk hava etkisiyle kan damarlarının daralıp kan basıncının artması, tuzlu yiyecekler tüketme, vücut sıcaklığının artışıyla kalp atışının artması süzülme hızını arttırır.
2.Geri Emilme:
Süzüntünün nefron kanallarında ilerlerken yararlı maddelerin nefron kanallarını saran kılcal damarlara geçip kan dolaşımına katılmasına geri emilim denir.
Aktif ve pasif taşıma ile gerçekleşir.
Proksimal tüpte bulunan süzüntü içindeki su ozmozla, glikoz amino asit, vitaminler, amonyum, bikarbonat iyonları ve tuzlar aktif taşıma ile H+ iyonları yoğunluğa bağlı olarak aktif ya da pasif taşıma ile gerçekleşir.
Henle kulpunun inen kolu suya geçirgendir ve suyun ozmozla geçişi devam eder.
Henle kulpunun çıkan kolu suya geçirgen değildir suyun emilimi olmaz fakat klor iyonları aktif sodyum iyonları ise pasif taşıma ile geri emilir.
Distal tüpte suyun geri emilimi devam eder bunun haricinde sodyum, klor ve bikarbonat iyonları geri emilir.
Suyun geri emilimi ADH hormonu ile kontrol edilir. ADH artarsa suyun geri emilimi artar ve idrar yoğun olur. ADH azaldığında suyun geri emilimi azalır idrarla su fazla miktarda atılır, kan yoğunluğu artar ve şekersiz şeker hastalığı oluşur.
Mineral dengesinin sağlanmasında da aldosteron hormonu etkilidir. Aldosteron artarsa sodyum ve klorun emilimi artar, potasyumun vücuttan atılımı artar.
Kanda her madde belirli değer aralıklarında bulunur buna eşik değer denir. Kandaki madde yoğunluğu geri emilimin miktarını belirler.
Sağlıklı bir insanın kanında glikoz, amino asit gibi moleküller bulunmaz bu moleküllerin %100’ü geri emilir.
Suyun %99’u, sodyumun %99,5’i geri emilerek kana verilir.
Su ve pH dengesini sağlamak amacıyla ürenin de %50’si idrar toplama kanallarında geri emilerek tekrar kana verilir. Kreatinin %100’ü atılır.
İdrarın pH’ı 5-7’dir.
İdrar içeriğinde; su, üre, ürik asit, kreatin, B ve C vitamini, sodyum, potasyum, kalsiyum, klor, amonyak gibi maddeler bulunur.
3.Salgılama:
Süzülme olayı ile bowman kapsülüne geçemeyen bazı ilaçlar, boyalar, amonyak, hidrojen iyonları, potasyum iyonları gibi maddeler kılcal damarlardan aktif taşıma ile proksimal ve distal tüpe verilir. Buna salgılama denir.
Homeostasinin Sağlanmasında Böbreklerin Rolü:
Böbrekler pH’ı, su miktarını, tuz miktarının ayarlanmasına yardımcı olarak homeostaziye katkı sağlar.
Hidrojen ve bikarbonat iyonlarının geri emilimi ile pH’ı ayarlar.
Kanın yoğunluğuna bağlı olarak kandaki ADH hormonunun artıp azalmasıyla böbreklerden suyun geri emilimi düzenlenir.
Aldosteron hormonu etkisiyle böbreklerden iyonlar geri emilir ve iyon dengesi sağlanır.